Demirci ve Akıncıları
Demirci ve Akıncıları
Manisa’nın
Demirci ilçesi uzun zamandır ilgimi çeken ancak bir türlü ziyaret edemediğim
bir ilçemizdi. Nihayet geçen hafta çok merak ettiğim Demirci’yi ve çevresini
içeren coğrafyayı görme ve tanıma fırsatım oldu. İyi ki Demirci’ye gitmişim,
iyi ki bu güzel insanları tanımış oldum…
İlgimin
kaynağı Demirci Akıncılarından kaynaklıydı. Başkomutan (Kırmızı Kedi, ilk baskı
2021) kitabımı yazarken ilgim arttı. Büyük Taarruz (Cumhuriyet Yayınları, 2022)
kitabımı yazarken ilgim ciddi bir şekilde büyüdü.
Demirci
Akıncıları 1920’de Yunan ordusunun Milne hattından kuzeye ve doğuya doğru
genleşmesine bağlantılı olarak ortaya çıkan bir Kuvayı Milliye teşkili. Lideri dönemin
Demirci Kaymakamı İbrahim Ethem Bey’dir. Kendisi tam da Büyük Millet
Meclisi’nin kurulmakta olan düzenli ordusunun Çerkez Ethem’in Kuvayı Seyyare’siyle
çatıştığı günlerde ve Birinci İnönü Savaşı öncesinde Demirci’ye kaymakam olarak
geliyor ve orada karşılaştığı Çerkez Ethem’e uygun bir dille yaptığının yanlış
olduğunu söyleme cesaret gösterebiliyor.
Ethem Bey
sıra dışı bir şahsiyet, belli ki Başkomutan tarafından bilerek gönderilmiş.
Çerkez Ethem’in ekibinden ihanete hayır deme erdemi gösteren Parti Pehlivan ve
Halil Efe’yi ikna etmesi ve Kuvayı Milliye’nin bir parçası yapması ondaki
cevheri anlamaya yetiyor. Yunan ordusunun Ankara’ya yürüyüşü Demirci için
farklı bir mücadele biçimini dayatıyor ve bunu örgütleyen Kaymakam İbrahim
Ethem Bey oluyor. Bir yılı aşkın dağlarda dolaşarak, Manisa-Balıkesir-Kütahya-Uşak
arasında kalan bölgede çeşitli akınlar düzenleyerek geçen bir süre. İbrahim
Ethem Bey Mustafa Kemal’in Sivas Kongresi esnasında kaleme aldığı 15 maddelik
nizamnameyi büyük bir disiplin ve inisiyatifle uygulayarak 13 müfrezeye komuta
ediyor. Büyük saygıyı hak ediyor. O süreçte tuttuğu günlükleri (Demirci
Akıncıları, TTK Yayını) okumanızı öneririm.
Sergilediği
liderlik nitelikleriyle başta Demirci olmak üzere bölge halkının büyük
saygısını kazanıyor, zaferden sonra İstiklal Madalyası ile onurlandırılıyor,
Muğla valiliğinden emekli oluyor ve İkinci Dünya Savaşının ülkeyi sürüklediği
yoksulluktan nasiplenerek aramızdan ayrılıyor.
Demirci
halkı Ethem Bey’in çok seviyor ve ona büyük destek veriyor. Bugün de onu
yaşatmak için elinden geleni yapıyor. Demirci’de bunun örneklerini görmemek
mümkün değil. Devlet de Demirci’ye farklı bakmış. Ethem Bey’in niteliklerine
benzer kaymakamları tayin etmiş. Kaymakam Atilla Kantay da onlardan biri.
Hakkında o kadar çok övgü işittim ki arayıp tanışma gereği duydum. Ne mutlu
kendisine…
Demirci bir
eğitim, üretim ve vefa şehri…
Bunu nereden
anladığımı aklınızdan geçirmiş olabilirsiniz. Daha Demirci’ye varmadan
Sındırgı’dan geçtik ve İbrahim Ethem Akıncı’nın mezarını ziyaret ettik. Ettik
diyorum zira eşimle birlikte yazar Serra Menekay ile birlikteydik. Sındırgı’da
bizi karşılayan sevgili öğretmenimiz Mustafa Anıl Ertuğrul’un Demirci
Lisesinden mezun olduğunu öğrenerek ilk işareti aldık. Şehre ulaştığımızda
akşamüzeriydi, Demirci Akıncıları Derneği Başkanı emekli öğretmen Hüseyin Kıncı
ve derneğin yöneticileri tarafından karşılandık. Hepsinin gözlerinin içi
parlıyordu. Hal ve tavırlarından eğitimlerini, olgunluklarını ve kültürlerini
anlamakta zorlanmadık. Yazar Selim Erdoğan ve yazar Hakan Evrensel bizden önce
gelmişler ama nezaketlerinden Demirci Bahçesi’nin bahçesinde kurulmuş masanın üzerinde
bulunan kayısı, dut ve kirazlara dokunmamışlardı. Daha sonraki temaslarımız
eğitimden yeteri kadar beslenmiş bir ilçede olduğumuzu yeniden gösterdi. Son
örneğini panel gecesi yaşadık. Çocuklar dâhil dolu salonda 300 kadar kişi çıt
çıkarmadan konuşmaları ilgiyle dinledi.
Geceyi Kara
Oklar Çiftliği’nde geçirdik. Burası sadece üretim yapılan bir yer değildi.
Çoklu maksatla kurulmuş yani üretim yanında eğitimi de kurgulamayı ve hayata geçirmeyi
tasarlamış ve başarmış örnek bir model. Ahmet Şerif İzgören tarafından
gerçekleştirilmiş örnek bir proje. Memleketine vefasının bir yansıması. Günümüzde
Köy Enstitüleri kurulamayacağına göre Kara Oklar Çiftliği vb. yapılar kurularak
benzer işlev sağlanabilir. TSK eğitim ve kültüründen nasibini almış yazar ve
iletişimci A. Şerif İzgören ile tanışmak ayrı bir kazanç oldu. İmzalı olarak
sunduğu Sistem Liderliği (Elma Yayınevi, 2024) kitabını zevkle okuyorum.
Çok yoğun
bir 23 Haziran yaşadık. Sabahın sürprizi sanatçı Pınar Ayhan ile karşılaşmak
oldu. Çarıçayır’da Halil Efe ve eşi Gördesli Makbule adına yaptırılan anıt
mezar açıldı. Demirci Akıncıları Dernek Başkanı, Demirci Kaymakamı ve Belediye
Başkanı, konuklar anlamlı konuşmalar yaptılar. 105 yıl önce Demirci
Akıncılarının dolaştığı, günümüzde ise Demircililerin vefa duygularının kol
gezdiği arazide iz sürdük.
Halen Adliye
olarak kullanılan dönemin hükümet konağını ziyaret ettik. Cumhuriyet savcısı ve
hâkimlerimizle Demirci Akıncıları üzerine sohbet ettik. Şehir yeni bir Adliye
binasını, Hükümet Konağı da müze olarak düzenlenmeyi hak ediyor.
Üç gün
boyunca ayaklı bir tarih kitabı gibi bilgilerinden bizi nasiplendiren Mustafa
Gül’ün dedesi Beyliklerli Mehmet Ağa’nın harabe halindeki konağını gördük.
Konağın iki özelliği var; İbrahim Ethem Bey 20 Aralık 1920’de Demirci’ye
geldiğinde ilk olarak bu konakta kalıyor ve konak tıpkı eski Hükümet Konağı
gibi restore edilmeyi bekliyor. Manisa Büyükşehir Belediyesinden ilgililerin
gelmesi ve konuya eğilmesi haberleri memnuniyet vericidir.
Demirci
Bahçesi sahibi Mustafa Kula çok değerli bir girişimci. Demirci’nin ürünlerini
etkin bir şekilde değerlendiriyor. Ekolojik bir tarzda yapılan üretimi ülkeye
pazarlıyor. Ceviz, hünnap, badem, kiraz, domates, biber, yumurta, peynir
üretimi çok yaygın.
Eğitimiyle,
üretimiyle, geçmişe vefasıyla ve toprağını ve değerlerini sahiplenmesiyle pırıl
pırıl Demircilileri tanımaktan çok mutlu olduk ve derneklerine üye yapılmaktan
da onur duyduk.
Dernek
Başkanı Hüseyin Kıncı başta olmak üzere tanıdığımız herkese teşekkür ediyorum.
Bu şehrin kesinlikle İstiklal Madalyası ile onurlandırılmasını diliyorum.
İbrahim
Ethem Akıncı ve Demirci Akıncıları üzerine daha çok eğilme sorumluluğum
olduğunu anlamış ve Demirci’yle özel bir bağ kurmam gerektiğinin bilincinde
olarak seyahatimi tamamlamış oldum.
Demirci
bizde derin iz bıraktı. Demirci’si olanın ümitsiz olmaya hakkı olmadığı duygusu
hepimizi sarıp sarmaladı. Yol arkadaşlarım sevgili Pınar Ayhan, Serra Menekay,
Selim Erdoğan ve Hakan Evrensel ile gönül borcumuzu ödemeye devam edeceğiz…
Ahmet Yavuz
30 Haziran
2026
Yorumlar
Yorum Gönder